Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 25,623 , Yorum : 5,170

 

Etiketler: ANARŞİZM  SOSYALİZM Mİ? ANARŞİZM Mİ ? SOSYALİZM Mİ? 

Özel Savaş Terör ve Kontrgerilla başlığını taşıyan çalışmada Türkiye"de var olan kavram kargaşasına son vermek amaçlanmıştır. O günden bu yana geçen sürede. Kontrgerilla tartışmasında ne yazık ki yeni bir mesafe alınabilmiş değildir.




Türkiye"nin 1952 yılında NATO"ya girmesinden hemen sonra. Eylül ayında bugünkü Milli Güvenlik Kurulunun işlevlerine sahip Milli Müdafaa Yüksek Kurulunun bir kararıyla bugünkü özel Kuvvetler Komutanlığı"nın atası olarak bilinen Seferberlik Tetkik Kurulu adı altında yeni bir organizasyona gidildi, işlevi ile ismi arasındaki uyumsuzluk görülmüş olmalı ki. daha sonra kuruluşun adı "özel Harp Dairesi" olarak değiştirildi. Eski isimlerden vazgeçilerek gerçeğe dönüş yeğlenmiştir. isimlendirme düzeyinde de ABD Talimnameleri esas alınmıştır. Çünkü ABD kaynaklı bütün belgeler, talimnameler ve yöner¬geler Türkiye için de aynen geçerlidir.
Silahlı kuvvetler örgütlenmesi, nizami ve gayri nizami olarak ikiye ayrıştırılabilir. Birinci bölüm düzenli ordular için, ikinci bölüm gerilla güçleri için kullanılır.
Ziverbey Köşkünde işkence yapmakla görevlendirilmiş satılmış¬ların kendilerine "Kontrgerillacı" adını taktıkları 20 yıldan bu yana yazılıp çiziliyor. 20 yıldan bu yana sürdürülen kavga, kendi kirli emellerine Silahlı Kuvvetleri alet eden kişilerin gerçek yüzlerinin ortaya çıkarılması amacını taşımaktadır.
işkenceye karşı çıkan her kişi. sadece kendi onurunu korumakla kalmaz, insanlık onurunu da temsil eder. işkence yapanlar, işkenceye destek olanlar, bulundukları bataklıkta ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar, sorumluluktan kurtulamazlar.
"Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri" başlığı ile yayımlanan kitap, ülkede sol olumların ve sol muhalefetin hangi yöntemlerle ve nasıl hizaya getirileceğini kuramsal ve eylemsel açıdan göstermekte¬dir. Kitap "Temizlik Harekatı" sonrasında yapılacak seçimlerin yönte¬mine varıncaya kadar her türden yol ve yöntemi, her türlü öneriyi içermektedir.
Demokrasi açıklık rejimidir. Olayın taraflarından birisinin retçi tutumuyla, gerçekler ortaya çıkarılamaz. Demokrasilerde en üst denetim organı, şüphesiz ki parlâmentodur. Demokrasinin geleceği Kontrgerilla konusunun açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır. Ancak tüm çabalara rağmen, kontrgerilla konusu gizini ve varlığını sürdür¬mektedir.

Bugüne kadar sürmekte olan Kontrgerilla tartışmalarında ÖHD" nin Gayri nizami Kuvvetlerin "yeraltı" ve "yerüstü" olmak üzere iki grupta oluştuğu, yerüstü örgütlemesinin komando birliklerinden; yeraltı ör¬gütünün ise vatanseverlerden meydana geldiği genel kabul görmüştür. Bu kabul, özel savaş örgütünün boyutunu küçültmeyi, lokalize etmeyi, olduğundan daha az göstermeyi amaçlamaktadır.
Kontrgerilla örgütlenmesinin boyutu geniş ve kapsamlıdır. Kontrgerilla örgütlenmesinin basın-yayın organlarındaki uzantıları, ABD emperyalizmine sözcülük yapan ve aynı zamanda uluslararası tekel¬lerin mümessilliğini üstlenen kişiler arasında aranmalıdır.
ABD emperyalistleri kendi çıkarlarını güvence altına almak için bütün dünyaya tepeden tabana kadar örgütlenmişlerdir.
Sivas Kongresinden başlayarak Ulusal Kurtuluş Savaşımızın temelinde. Amerikan modacılığına karşı tam bağımsızlığı savunan yurtseverlerin hamuru vardır.
Türkiye"yi küçük Amerika yapmak için yola çıkmış olanların, ülkemizi getirmiş oldukları bağımlılık bataklığı bütün iğrençliği ile artık gizlenemez olmuştur.
Türkiye"nin önünde sadece demokrasi savaşımı değil, ikinci Kurtuluş Savaşı da vardır. Bu savaş demokratik yöntemlerle yürütül¬mesi gereken uzun erimli bir mücadeleyi gerektirmektedir.
1947"den bu yana ABD emperyalizminin ülkemiz üzerinde ilmik ilmik ördüğü ihanet ağları tek tek sökülüp atılmadan ve bağımsızlık bilinci benimsenmeden, Kontrgerilla tartışmalarını sürdürmeye devam edilecektir.
Tüm gerilla yapısının askeri ve politik olarak, tecrit ve yok edilmesini öngören savaşı sürdürmede Ortodoks görüşlü askeri ko¬mutanlar, geleneksel bir savaş durumuna, sonuçlarına bakıldığında, daha uygun düşen geniş çapta silah ve taktikler kullanmaya başlamış ve kullanmaya da devam etmektedirler. Şüpheli sığınak ve barınak böl¬gelerinin topyekün bombalanması ve yoğun top ateşine tabi tutulması sonunda sadece birkaç gerillanın ele geçirilmesi ya da öldürülmesi ancak tüm köylerin, tümen ve kıtaların gerçekleştirdiği "temizlik" operasyonları sonucu imha edilmesi, ileri karakollar zinciri oluştu¬rulması yoğun halde kitle tutuklamaları ve sorgulardan dikkate değer bir başarı sağlanamamıştır.

Eğer komünist gerilla halkın desteğini alamazsa eğer denizden barınan bir balık gibi değilse, hiç bir zaman rahat hareketlilik sağ¬layamaz. Hükümet gerek gerillayı halk desteğinden yoksun bırakmak gerekse de onu yok etmek gerek duyduğu bilgiyi sağlamak için halkın desteğini kazanmak zorundadır. Gerilla birliklerini dağıtmak ve tek tek gerillaları öldürmek meseleyi çözmez. Filipinler ve Malaya örneklerinin ortaya koyduğu gibi. isyan karşıtı hareketlerle, komünist gerilla güçleri nihai olarak yenilgiye uğratabilir, ancak tamamen ortadan kaldırılamaz.
Malatya"daki kontrgerilla savaşına katılmış emekli bir asker, hükümetin başarısını, herhangi bir isyan karşıtı hareketin yürütül¬mesinde esas olan bazı temel ilkelere bağlar. Bunlardan birincisi; hükümet, politika ve ekonomik olarak dengeli ve güçlü, özgür, bağım¬sız ve bütünlüğünü sağlayabilmiş bir ülke inşa edip varlığını koruya¬cak net bir politik amaca sahip olmalıdır, ikincisi; gerillaları ortaya çıkarma, tesirsiz hale getirip imha etmede hükümet, ne kadar tahrik edilirse edilsin, yasalar çerçevesinde hareket etmeli ve de yalnızca gerillaları yenilgiye uğratmayı değil, temelde tüm politik yıkıcılığı yok etmeyi esas alan bir isyan karşıtı plan geliştirmeli¬dir, üçüncüsü; saldırı aşamasında hükümet saldırı taktiklerinden önce üst bölgeleri kurmalıdır.
"Temizlik" ve "kontrolü kurma" operasyonları kontrgerilla sava¬şının başarısı için temeldir. Malatya"da olduğu gibi, niteliksel olarak uygulandığı yerlerde başarılı olduğu, Vietnam gibi niceliksel olarak uygulandığı yerlerde başarısız olduğu kanıtlanmıştır.
Devremici mücadelenin ortaya çıkışı, gerilla savaşının yasal yönlerini daha da güçlendirmiştir.
Teşebbüs tehlikelidir. Burada üzerinde durulan komünistlerin "müstenleke" ve "yarı müstenleke" ve bizlerin de "azgelişmiş" dediği¬miz memleketlerdeki ihtilal hareketlerinin bastırılması hareketidir.
Ayaklanma ve ayaklanmayı bastırma hareketi bir mücadelenin ayrı iki yüzü olup, bütünü "ihtilal harbi" diye ifade etmek maksadına hizmet edecektir.
îhtilal, hükümet darbesi ve ayaklanma, iktidarı zor yolu ile ele geçirmenin üç yoludur.
Hiç bir ihtilal harbi tamamen dahili bir mesele olarak kalamaz.
Herhangi bir ihtilal harbi durumunda halkı kontrol etmek için dört çeşit kontrol organı vardır. Politik Kurtuluş, idari Bürokrasi, Polis ve Silahlı Kuvvetler.
özel Harp Dairesi, Türkiye"nin veya bir kısmı topraklarımızın düşman istilasına uğraması durumunda, istilacılara karşı gerilla yön¬temleriyle ve her türlü yeraltı etkinliğiyle mücadeleye hazırlamak üzere kurulmuştu.
Adları gizli tutulan bazı "Vatansever Gönüllüler" de özel Harp Dairesi"nin sivil uzantısı olarak çalışmak üzere ömür boyu görevlen¬dirilmişlerdi.

Gereğinde bu gönüllü sivil vatanseverlerin kullanmaları için de Türkiye"nin bazı yerlerinde gizli silah depoları oluşturulmuştu.
Türkiye genelinde sırf orduda değil, bir yerde oturan kişiler bir yeri yöneten kişiler oranının kültürü ile yetişmedikleri için o yetenekte olmadıkları için bazı yanlışlar yapıyorlar.
özel Kuvvetler Komutanlığı adını taşıyan daireye bakıldığında bir özel tim var. yani yerüstü ve örgütü var. Talimnameye bakıldığında bu tip kuruluşlar iki bölümden oluşur. Yerüstü örgütü, yeraltı örgütü. Yerüstü örgütü komanda birlikleridir, yeraltı örgütleri bugün "vatanse¬ver" diye tanımlanan insanlardan sivillerden oluşuyor.
Herkes Türkiye"de kontrgerilla lafını Ziverbey işkencelerinden öğrendi. Kontrgerilla konusunda gerçeği öğrenmek için bugün dahi o işkenceler sorguya çekilmelidir. Af Kanuna girmez bu olay. ( ))
Kontrgerilla sözü tamamen yalan yanlış kullanılıyor. Bu teşki¬latın amacı şudur; karşıda savaşa giren bir düşman bölgesine sızarak oradaki halkı muhavemet için organize eder. Ya da düşman Türk topra¬ğına girmiştir, kontrgerilla işgal bölgesinde kalıp halkı direnişe teşvik eder. organize eder. Bu kuruluşlar her ülkede vardır.
PKKlılar için "gerilla" mı "terörist" mi yoksa "militan" mı? sorularından hangisi doğru olabilir sorusuna. Güneydoğuda yaşanan bir ayaklanma ise o zaman PKK için "gerilla" cevabı uygun olur.
Askeri terminolojide "gayri nizami harp" iki anlama gelir. Bu kavramın birinci anlamı "düşman ülkede veya düşmanın işgal etmiş olduğu bir bölgede egemen otoriteyi yıkmak ve zayıflatmak için" yerli halkın desteği ile yapılan askeri ve yarı askeri hareket demektir.
Bu anlamda "gayri nizami harp" düşman ülkede ya da işgal edilmiş topraklarda devlet kuvvetlerince yönetilir, "özel Harp" olarak adlan¬dırılan "gayri nizami harp" ikinci anlamı, devlete karşı ayrılıkçı güç¬lerce yönetilen yakalanmadır.
Gerillalar, "şehir gerillası" ve "kır gerillası" olarak ikiye ayrılır.
Askeri terminolojide ayaklanma "gerilla birlikleri" tarafından yönetilen başkaldırmadır.
Terör, "toplumsal ya da ideolojik bir görüşü ya da bir sistemi yerleştirmek amacıyla şiddet yöntemleri kullanmak" biçimde tanımlana¬bilir.
Terörde amaç. şiddetin korku yaratmasıdır. Terör, gizli örgüt¬lerce yapılır. Terörün hedefleri yalnızca güvenlik güçleri değil, sivil haktır.

Terörist eylemler iki amaca yönelirler. Birinci amaç; toplumda korku, yılgınlık ve sürekli tedirginlik yaratmaktır.
ikinci amaç bu yöntemlerle ulaşılmak istenen siyasal çözümdür.
Gerilla eylemleri, amaçlarına erişmek için terör yöntemleri kullanırlar. Bu açıdan PKKlılara "terörist" denir.
Devlet terörist eylemleri önlemek için çeşitli sözleşmeler yapar.
Her devlet, ceza yasalarında terörizmi suç sayar, hiçbir devlet, ayaklanmaya hoşgörü ile bakmaz. Bakarsa varlık nedenleri ile çelişir.
Gerillanın kullandığı terör yöntemleri görmezlikten gelinemez. Ne görmezlikten gelinir ne yok sayılır. Bu nedenle PKKlılara "terörist" demek uluslararası hukuka da uygun düşer.
"Militan", silahlı eylemlere başvurabilir. Ancak bir düşünce savaşçısı da militandır, ama gerilla ve terörist sayılmaz.
Her gerilla bir teröristtir, ancak her militan terörist sayılmaz. Bu gibi kavramlarda ölçü, kullanılan yöntemdir.
Militan, silahlı eylemlere başvuruyorsa, bu militan aynı zamanda "terörist"tir. Kullanmıyorsa, örneğin yasal partilerin militanlarına "terörist" de denmez "gerilla" da.
Her kavramın kendine özgü anlamı vardır.
Devlet, "askeri yapısı" nedeniyle ne üretken hale gelebiliyor, ne de demokratik bir yapıya kavuşuyor.
Kontrgerilla konusundaki tartışmalar bitmiyor. Kontrgerilla 12 Mart döneminde Ziverbey Köşkü sorguları sırasında ortaya çıkmıştır.
Atatürk Orman Cifliği"ndeki Marmara Köşkü, Bahçelievler"deki eski Gönen Koleji, Mamak Muhabere Okulundaki Radyoevi"nin altındaki odalar işkence yerleri olarak kullanıldı.
Bu sorgular MİT, siyasal polis ve sıkıyönetim görevlilerinden oluşan "karma timler" tarafından yapıldı.
özel Harp bir savaş terimiydi.
Türkiye"den özel Harp Dairesi ilk kez başka adla 1952 yılında DP döneminde kurulmuş. Bugün bu daire özel Birlikler Komutanlığı adını almıştır.

Bugün Türkiye kendi Kontrgerilla sının nerede olduğunu sormaya başlamışsa Batıda bütün olup bitenlerin bu merakta bir payı vardır.
Bu adaletsizce olup bitenlere göz yumanlar olduğu gibi karşı gelip hakkını aramasını bilenler de vardır elbet. Ayakta kalabilmek için olup bitenlere göz yummadan hakların aranması gerekir.



PDF olarak indir!
Arkadaşima Gönder >>

Sizden önce 211 kişi okudu.

<< Önceki     Sonraki >>

 
PUANLAR

Toplam Oy : 0 Puan : 0

1 2 3 4 5
 
YORUMLAR

İlk yorumu yazan siz olmak ister misiniz?

 
SENDE YORUM EKLE

İsim(Rumuz)

:

Email

:

Yorum

:

Yan Bloklar

Footer

yenilmem.com