
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 25,636 , Yorum : 4,507
Mehmet Zahid Kotku
Gümüşhanevî Dergahı şeyhi Mustafa Feyzi Efendinin önde gelen talebelerinden. İsmi Mehmed Zahid, soyismi Kotkudur. Hoca Efendi lakabıyla da tanınmıştır. Babası İbrahim Efendi, annesi Sabire Hanımdır. 1897 (H.1315) senesin...
Mehmet Zahid Kotku
Gümüşhanevî Dergahı şeyhi Mustafa Feyzi Efendinin önde gelen talebelerinden. İsmi Mehmed Zahid, soyismi Kotkudur. Hoca Efendi lakabıyla da tanınmıştır. Babası İbrahim Efendi, annesi Sabire Hanımdır. 1897 (H.1315) senesinde Bursada doğdu. 1980 (H.1401) senesinde İstanbulda vefat etti. Kabri, SüleymaniyeCamii hazîresindedir.
Âilesi Şirvana bağlı, eski bir hanlık merkezi olan Nuhadandır. Kafkasyada bir dağ eteğinde bulunan ve ipekçiliği ile meşhûr olan bu yöreden Osmanlı-Rus Harbi sırasında Anadoluya gelen ailesi, Bursaya yerleşti. Babası İbrahim Efendi, Bursa Hamzabey Medresesinde tahsîlini tamamlayıp, çeşitli cami ve mescidlerde imamlık yaptı. Bu sırada Bursa Kaleiçi Filiböz Mahallesi TürkmenzadeÇıkmazındaki evlerinde Mehmed Zahid Efendi dünyaya geldi.Mehmed Zahid Efendi üç yaşındayken annesi Sabire Hanım vefat etti. Babası İbrahim Efendi,Dağıstan muhacirlerinden Fatıma Hanımla ikinci evliliğini yaptı.
Mehmed Zahid Efendi ilk tahsîlini Bursa Oruçbey İbtidaîsinde yaptı. Orta öğrenimini ise Maksemİdadîsi ve BursaSanayi-i Nefîse Mektebinde gördü. O sıralarda patlak veren Birinci Dünya Harbi sebebiyle on sekiz yaşındayken askere çağırıldı. Senelerce askerlik yaptı. Çok tehlikeli günler geçirdi.Hastalıklar atlattı. Ordunun Suriyeden çekilmesi üzerine binbir güçlükle İstanbula dönebildi. Yirmi beşinci Kıta Şûbe Yazıcılığı vazîfesiyle askerliğe devam etti. Askerlik vazîfesi sebebiyle İstanbulda kaldığı müddet içinde çeşitli dînî toplantılara, özel derslere ve camilerdeki vazlara devam etti. Bilhassa Seydişehirli Abdullah Feyzi Efendinin sohbetlerine devam etti.
Bir Cuma namazını Ayasofya Camiinde kıldıktan sonra, Vilayet karşısındaki Fatma Sultan Camii yanında bulunan Gümüşhanevî Dergahına gitti. DağıstanlıŞeyh Ömer Ziyaüddîn Efendiye intisab edip, talebe oldu. Onun sohbet ve derslerinde bulunarak tasavvuf yolunda ilerledi. Ömer Ziyaüddîn Efendinin vefatı üzerine, yerine geçen Tekirdağlı Mustafa Feyzi Efendinin sohbetlerine devam etti. Tasavvuf yolundaki vazîfesini tamamlayıp, hilafet aldı. Ramûzül-Ehadîs, Hizb-i Azam, Delail-i Hayrat ve Kasîde-i Bürde okutmak üzere icazet, diploma aldı. Bu arada Bayezîd, Fatih ve Ayasofya Camii ve medreselerindeki derslere devam etti. Bu sırada hafızlığını tamamladı.Ayrıca Hacı Hasîb Efendiden kıraat ilmi ve fıkıh icazeti aldı. Hocasının işareti üzerine çeşitli kasaba ve köylere giderek İmam-Hatiplik yaptı ve insanlara İslamiyetin emir ve yasaklarını anlattı.
Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonraBursaya dönen Mehmed Zahid Efendi, 1929 senesinde babası İbrahim Efendinin vefatından sonra onun yerine Bursanın İzvat köyünde İmam-Hatiplik vazîfesine başladı. On beş yıl kadar süren bu vazîfeden sonra, Bursa il merkezindeki Üftade Camii Şerîfi İmam-Hatipliğine tayin edildi.Kaleiçindeki baba evine yerleşti. 1945-1952 yılları arasında buradaki vazîfesine devam etti. 1952 senesi Aralık ayındaGümüşhanevî Dergahı postnîşini ve eski dergah arkadaşı Kazanlı Abdülazîz Bekkînenin vefatı üzerine talebelerinin ve sevenlerinin ısrarlı davetleriyle İstanbula taşındı. Fatih Zeyrekteki Çivizade Camii İmam-Hatipliğine tayin edildi. Bir ara yine Zeyrekteki Ümmügülsüm Mescidinde İmam-Hatiplik yaptı.Ekim 1958 tarihinde Fatih İskenderpaşa Camiine naklolunarak vefatına kadar bu vazîfede kaldı.
Gerek Bursada gerekse İstanbulda bulunduğu sırada etrafında toplananlara vaz ve nasîhat ederek yol göstermeye çalıştı. Pazar günleri ikindi namazlarını takiben devamlı ders verirdi. Ahmed Ziyaüddîn Gümüşhanevî hazretlerinin derlediği Ramûzül-Ehadis isimli hadîs-i şerîf kitabını okuyup açıklardı. Selamlaşmanın önemiyle ilgili; "Selamı yayınız." hadîs-i şerîfini açıklarken: "Selam sadece iyi dilek ve temennîlerin sözle ifade edilmesinden ibaret kuru bir görev değildir. Gerçekte selam, yolda karşılaştığımız bir kardeşimizin ihtiyacının var olup olmadığını, varsa bizimle giderilebilecek bir tarafının bulunup bulunmadığını, öğrenip elimizden geleni yaptıktan sonra yola devam edip gitmektir." buyurdu.
Müslümanların birlik ve beraberlik içinde bulunmaları gerektiğini açıklarken de şöyle buyurdu: "Görmez misin ki, yağmur ne kadar çok yağarsa yağsın, tanecikleri hemen birleşir, toplanırlar. Derken dereler, nehirler meydana gelir. Netîcede bunlar barajları doldurur. Enerji santrallerini işletir, araziyi sular, şehirlerin elektriğini temin ederler. Bu nîmet sayesinde insanlar rahata kavuşur, işleri kolaylaşır. Bu ne büyük bahtiyarlıktır. Bundan ibret almalı, birlik ve beraberliğimizi temine çalışmalıyız. Tek tek hareket edersek, hepimiz helak oluruz. Ne kadar dindar olursan ol, birlik ve beraberliği her işin üstünde tutmadıkça, herkes kendi başına buyruk hareket ettikçe bir yere varılmaz." diyerek müslümanların her iş ve hareketlerinde tek yürek, tek kuvvet olması gerektiğine işaret etti.
Son yıllarını rahatsızlıklar içinde geçiren Mehmed Zahid Efendi, şiddetli ağrılarına rağmen sohbetlerine devam etti. 1979 senesi yazında uzunca bir süre kalmak niyetiyle gittiği Hicazdan 1980 senesi Şubat ayında ağır hasta olarak döndü. Mart 1980de ameliyat edildi. Ameliyattan sonra tedrici olarak düzeldi. Hatta 1980 Ramazan orucunu aksatmadan tuttu. Teravih namazını hatimle kılıp, vazlarına devam etti.Hac mevsimi gelince, hac vazîfesini yerine getirmek üzere mübarek topraklara gitti. Fakat hastalığı tekrar nüksetti. Hac vazîfesini güçlükle îfa edip, sevgili Peygamberimizin kabr-i şerîfini ziyaret ettikten sonra Kasım 1980de ağır hasta olarak İstanbula döndü.Dönüşünden bir hafta sonra 13 Kasım 1980 (Muharrem 1401) Perşembe günü öğleye yakın vefat etti.Cenazesi 14 Kasım Cuma günü İstanbul Süleymaniye Camiinde Hacı Mahmûd Efendi tarafından kıldırılan cenaze namazından sonra, İstanbul Süleymaniye Camii hazîresinde hocalarının yanına defnedildi. Kabri sevenleri tarafından ziyaret edilmektedir.
Mehmed Zahid Efendi; güler yüzlü, sevimli bir zattı. Mütevazî, azîm sahibi, hiç kimsenin gönlünü kırmamaya önem verirdi. Tanıdığına, tanımadığına selam verir, güler yüz gösterir, gönüllerini alırdı. Hafızası kuvvetli, konuşması samîmî idi. Çoğu zaman halk telaffuzu ile konuşur, karşısındakine konuşma fırsatı verirdi. Kimseden doğrudan doğruya bir şeyi istemez, kapalı sözlerle ifade ederdi. Anlaşılmazsa sabrederdi. Hiçbir zaman şeyhlik tavrı takınmaz, kendisini ve makamını büyük bir maharet ve tevazû ile gizlerdi. Gece ve sabah ibadetlerine riayet eder, talebelerini de buna teşvik ederdi.
Hayatı boyunca pekçok talebe yetiştiren Mehmed Zahid Efendinin beş ciltlik Tasavvufî Ahlak adlı eseriyle Dua Mecmuası, Cennet Yolları ve Müminlere Vazlar isimli eserleri vardır. Hazırladığı fakat henüz basılmamış olan başka eserleri de vardır.
1) Ramûzül-Ehadîs Tercümesi Önsözü
2) Cihad Önderleri; s.213
3) İslam Dergisi; c.5, sayı 51, s.28
PDF olarak indir!
Arkadaşima Gönder >>
Sizden önce 568 kişi okudu.
Toplam Oy : 3 Puan : 3,67
|
mekkelim, 2009-02-19 Nakşi Tarikatı Gümüşhanevi Dergahı Silsilesi |
|
kerkenezce, 2009-03-07 SAHTE ŞEYH HALİD YAŞAR MUTLU |
|
sandıklım, 2009-03-23 mahiyet |
|
salihilke, 2009-04-06 İskenderpaşa cemaati şeyhlerine sevgisi olan birisi olarak Halid Yaşar Mutlu ile alakalı olumlu ve olumsuz söylentileri inceledim.Genellikle Halid Yaşar bey'e karşı, karşıt söylem içinde bulunan kişi kerkenezce ismi ile forumlarda yazı yazan isminin ahmet olduğunu söyleyen yalancı ve kaypak karakterli bir kişi.Kendisi bazı forumlarda kerkenezce/htmail. adresini kullandığını söylemiş.Ben kendisi ile uzun uzadıya görüştüm.Bana bir takım diyanet görevlisi hocaların isim ve telefonlarını verdi.Bir kaçı ile görüştüm.Ama kendisinin söylediğinin aksine Halid beyle alakalı olumlu görüşlerini bildirdi, telefonlarını verdiği hoca efendiler.Kerkenezce ismi ile yazılar yazan Ahmet ismindeki şahıs kendisinin Afyon Sandıklı'da ikamet ettiğini söylüyor ve bu yazıları 10'a yakın arkadaş grubu ile beraber yazdıklarını söylüyor.Kimi zaman Ali oluyor, kimi zaman Mustafa kimi zaman Ahmet.Halid Yaşar bey hakkında bir takım iddaalarda bulunuyor.Bu iddiaları wwwmahiyetcom adresinden Halid Yaşar bey'e ulaşıp sordum.Mesela Halid Yaşar bey'in arkadaşı olduğunu söylediği ve kendisi adına yazılar yazdığı Elektrikçi Ali isimli şahısın iki yıl önce vefat ettiğini tespit ettim.Şu kadarını söyliyeyim ki kerkenezce ismi ile yazılar yazan kişi kesinlikle yalancı kaypak bir kişi. |
|
fatih makas, 2009-05-05 Bu Yaşar mutluyu önceleri bende şeyh sandım ama araştırınca zır cahil olduğunu anladım. Ama benide adil can yanılttı. Bu kişi sahte icazet uydurup bana var diye söyledi ama isteyince ortaya çıkaramdı. Meğerse böyle bir icazet yokmuş ama yaşar mutlu hepimizi kandırdı. |
|
adil can, 2009-05-23 bu yaşar mutlu bana gelip şeyh olmak istediğini söyledi.ona bir tane sahte icazet hazırladık. Bazı kitaplardan kopya çektik. Yaşar mutlu istanbulda mürit bulamayınca memleketi sandıklıya gitti. Ama oradada kimse ona inanmamış. aslında bende inanmamıştım. Biraz iş çıkar dedim ama bi cacık olmamış. isteyen inansın çok dertmi. |
|
Fatih Makas, 2009-06-14 Yukarıda ki benim adıma yazılan yazı provakatiftir.Ben yazmadım. |
Mehmet Zahid Kotku
YoutubeGet
Adnan Büyükdeniz
Sadi Irmak
Mübahat Kütükoğlu
Verilmemiş Zekatların Devri
B2K
Akif Mütevellioğlu
Prens Otel
XPepius
Nihat Sami Banarlı
Easy GIF Animator
Meka
Epos Otel
Halle Berry
Customize Start Menu
ATATÜRK HAFTASI
Midas Hotel
Hazret-i Hasan Ve Hazret-i Hüseyin
WordBanker English - Swedish