Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 25,623 , Yorum : 5,170

 

Etiketler: Çerkes Ethem Çerkes Ethem 

Çerkes Ethem

Büyük Çerkes sürgününde Kafkasyanın Şapsığ yöresinden göçederek Bandırmaya yerleşen bir Adıge ailesindendir. 1886 yılında Emre Köyünde doğdu. Pşevu Ali Beyin oğludur. Rüşdiyeyi ve Küçük Zabit Mektebini bitirdi. Balkan Sa...



Çerkes Ethem

Büyük Çerkes sürgününde Kafkasyanın Şapsığ yöresinden göçederek Bandırmaya yerleşen bir Adıge ailesindendir. 1886 yılında Emre Köyünde doğdu. Pşevu Ali Beyin oğludur. Rüşdiyeyi ve Küçük Zabit Mektebini bitirdi. Balkan Savaşlarına katılarak yaralandı. Birinci Dünya Savaşında Sencer Eşref Beyin yönetimindeki Teşkilat-ı Mahsusada çalıştı. Dr.Hanakhe Reşit Beyin (Diyarbekir Valisi) ve Aşharuva Rauf (Orbay) Beyin emrinde Irak ve İranda görev yaptı. Bu arada yaralanarak Bandırmaya döndü. Mütareke devresinin başlangıcında İzmir yöresinde bazı siyasi eşkıyalık olaylarına adı karıştı. Yunanlıların İzmir ve çevresini işgali üzerine Anadoluya geçen Aşharuva Rauf Beyin ve Zaraho Bekir Sami Beyin uyarılarıyla Yunanlılara karşı eyleme geçti. Ağabeyleri Reşit ve Yüzbaşı Tevfik Beylerle birlikte Bursa ve Balıkesir yöresindeki Kafkas göçmenleri arasından topladığı gönüllülerle önce Ayvalık, sonra da Akhisar ve Salihli yörelerinde Yunanlılara karşı savaştı. Örgütçü yeteneğiyle diğer bazı Kuvay-ı Milliye çetelerini de tasfiye edip kendi güçlerine katarak Yunanlılara karşı sağlam bir cephe oluşturdu. Yunan ilerlemesinin "Milen Hattı" üzerinde durdurulmasında en büyük rolü aldı. Emrindeki atlı güçlere 14. Kolordu Komutanı Met İzzet Yusuf Paşa tarafından "Kuvay-ı Seyyare" adı verilmişti. 1920 yılı boyunca birlikleri, zaman zaman Yunan cephesine çekilerek Marmara yöresi ve İç Anadoludaki karşı ihtilal hareketlerinin bastırılmasında vurucu güç olarak kullanıldı. Bu suretle TBMMnin toplanarak ülkenin kaderini eline almasında önemli bir rol oynadı.

Düzce, Adapazarı, Çorum, Yozgat gibi ayaklanma bölgelerinden toplayarak güçlerine kattığı yeni gönüllülerle daha da güçlenerek TBMM hükümetinin dayanağı en güçlü Kuvay-ı Milliye Komutanı haline geldi. Kendisine resmen "Milli Kahraman" ünvanı verilerek TBMMnde ayakta karşılandı. Fakat birliklerinin kendine özgü yapısı ve genellikle Kafkas göçmenlerinden oluşması kuşkular yarattığı gibi, ayaklanma bölgelerinde verdiği yersiz idam kararları ve köyleri yaktırması hemşehrileri arasında da kendisine karşı antipati uyandırmaya başlamıştı. İç Anadoluda Çapanoğullarının yönlendirdiği karşı ihtilal hareketini bastırmak için Yozgat yöresinde bulunduğu sırada, Yunanlıların iki koldan saldırıya geçerek Bursa, Balıkesir ve Uşak yörelerini işgal etmeleri üzerine tekrar bu cepheye çağrıldı. Düşman saldırısının durdurulmasında büyük başarısı görüldü ve Demirci yöresindeki savaşlarda üstün Yunan güçlerine karşı büyük bir başarı kazandı. Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşanın Moskova Büyükelçiliğine atanarak yerine İsmet Beyin getirilmesinden sonra Ethem Bey ve kardeşleri ile Mustafa Kemal Paşa ve hükümet arasındaki anlaşmazlıklar belirginleşmeye başladı. Bir yandan Nizami Ordunun güçlendirilmesi için bir engel olarak görülen Kuvayı Seyyare öte yandan da Anadolu ihtilaline el koymaya çalışan sol akımlar ve Enver Paşa taraftarları için hazır bir potansiyel olarak değerlendiriliyordu.

Ethem Beyin Yozgat ayaklanmasının bastırılması sırasında hükümet üzerinde giriştiği bazı güç gösterilerinden de kuşkulanan Mustafa Kemal Paşa, sol eğimli Yeşilordu Cemiyeti gibi Kuvayı Seyyareyi de dağıtmaya karar vermişti. Durumu değerlendiremeyen Ethem Bey ve kardeşleri çeşitli olaylar karşısında yaptıkları hissi çıkışlarla siyasi hasımlarının eline yeni kozlar verdiler. Met Yusuf İzzet Paşa, Hakkı Behiç Bey gibi aydın ve niyetli hemşehrileri tarafından kendilerine yapılan bazı uyarıları da değerlendiremediler. Böylece 1920 yılı sonunda, Mustafa Kemal Paşa, bir yandan Pşevu kardeşleri gelen giden kurullarla oyalarken bir yandan da meclise haber vermeksizin Batı Cephesi birliklerini Kuvayı Seyyare üzerine sevketti. Diğer düzensiz Kuvayı Milliye güçlerinden de bir yardım sağlamayan ve Yunana orduları ile Türk Nizamı orduları arasında sıkışan Ethem Bey, Yunanlılarla bir mütareke yaparak küçük çarpışmalarla geri çekilmeye başladı. Bu arada infiale kapılarak TBMMne çektiği hakaretamiz telgraf, TBMMnde bütünüyle aleyhine dönmesine neden oldu. Lozan Anlaşmasından sonra da 150lik listeye dahil edildi. Bunun üzerine önce Mısıra sonra da Ürdüne giden Ethem Bey buradaki Kafkas göçmenleri arasında sessizce yaşadı. Kardeşlerinin aksine, 150liklerin affından sonra da Türkiyeye dönmedi. 1948 yılında Ammanda öldü ve bir Çerkes mezarlığına gömüldü.

ESERLERİ

Anılarım
Çerkes Ethem
Berfin Yayınları / Anı Dizisi



PDF olarak indir!
Arkadaşima Gönder >>

Sizden önce 204 kişi okudu.

<< Önceki     Sonraki >>

 
PUANLAR

Toplam Oy : 0 Puan : 0

1 2 3 4 5
 
YORUMLAR

İlk yorumu yazan siz olmak ister misiniz?

 
SENDE YORUM EKLE

İsim(Rumuz)

:

Email

:

Yorum

:

Yan Bloklar

Footer

yenilmem.com