Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 25,623 , Yorum : 5,170

 

Etiketler: Yasemin Boran Yasemin Boran 

Yasemin Boran

HAKKINDA YAZILANLAR
Yıldızların tatlı cadısı
MUHARREM SARIKAYA
Hürportreler Hürriyet 2002 İlavesi

Dizi Araştırma Bölümünden Emel Armutçu telefonda ‘‘Muharrem, Yasemin Boranı yazacaksın...



Yasemin Boran

HAKKINDA YAZILANLAR
Yıldızların tatlı cadısı
MUHARREM SARIKAYA
Hürportreler Hürriyet 2002 İlavesi

Dizi Araştırma Bölümünden Emel Armutçu telefonda ‘‘Muharrem, Yasemin Boranı yazacaksın’’ dediğinde bir an duraksadım.

Yasemin Boran ile hayatımda, iki kez karşılaştım.

İlki, iki yıl kadar önceydi.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile röportaj yapmak için Ankaraya gelmiştin.

Sedat Erginin odasının kapısında Çankayaya giderken karşılaşmıştık.

Heyecan içindeydin.

Çankaya Köşküne gittiğimizde, o heyecanla teybini gazetede unuttuğun haberi gelmişti.

İkinci karşılaşmamız İstanbulda Hürriyetin VIP salonundaydı.

Yazı işleri kadrosuyla akşam sohbetindeydik.

Uzaktan göründüğünde ‘‘Gazetemizin büyücüsü hoş geldin’’ diye masaya davet etmişlerdi.

Yüzündeki gülümseme ve çevrene yaydığın renk doygunu elektrik, bana bir zamanların televizyon dizisi ‘‘Tatlı Cadı’’yı anımsatmıştı.

İtiraf etmem gerekir ki, gazetedeki uzmanlık alanın astroloji, burçlar, renkler ve kokular ile hiç ilgili olmadım.

Zaten Ankaralı bir gazeteci için renk, bürokratik ve politik haberdeki farklı boyut, koku ise kulislerden ve telefonlardan gelen fısıltılı sestir.

Emel duraksamamı hissetmiş olacak ki, ‘‘Hangi yazarın, hangi yazarı yazacağını Ertuğrul Özkök belirledi’’ deme gereği duydu.

‘‘Genel Yayın Yönetmeninin bir bildiği vardır’’ deyip telefonu kapattım.

İşte, seni yazma hazırlığım 11 Aralıktaki bu hoş talimatla başladı.

Yener Süsoyun seni anlatan röportajından hafızamda kalan kırıntılar ve ve Kaz Dağındaki ormandan kesilen ağaçları kurtarma mücadelendeki başarın dışında hakkında fazla bilgi sahibi değildim.

Onun için seninle ilgili ne kadar yazı çıktıysa günlerce okudum.

Kim yakın arkadaşın, onu da bulup konuştum.

Gördüm ki ilgi alanın, Neptünün sezgisi, Venüsün etkisi, Marsın çekiminden daha geniş.

Karşımda, astroloji kadar, çevre, psikoloji, sosyoloji alanlarında da dosyasına hakim birini buldum.

Bir dergide, 16 ve 18 yaşlarında iki çocuk sahibi olduğunu okuyunca, ‘‘Hadi be sen de’’ dedim.

Nedeni İstanbuldaki karşılaşmamızdaki görünümünden olsa gerek.

Mor şortun, kırmızı çorapların, fıstık yeşili kazağın, yüzüne çocuksu şekil veren kıvırcık saçlarının sende yarattığı cıvıl cıvıl küçük kız çocuğu görünümünle, iki çocuk annesi olduğuna inanmak için bin şahit gerek.

Seni araştırırken, bir parça astroloji öğrendim.

Baktım sen balıksın, ben ise koç... Sen su, ben ateş... Zodyakın biri ilk, diğeri son, birbirlerine en uzak iki burcu.

Veya, Güneşte yanyana gelen iki komşu.

Herhalde, seni yazmamı istemelerindeki neden de bundandır.

Çocukların, kedilerin, çevren, güleç dost yüzünle nice yıllara.



PDF olarak indir!
Arkadaşima Gönder >>

Sizden önce 1028 kişi okudu.

<< Önceki     Sonraki >>

 
PUANLAR

Toplam Oy : 0 Puan : 0

1 2 3 4 5
 
YORUMLAR

İlk yorumu yazan siz olmak ister misiniz?

 
SENDE YORUM EKLE

İsim(Rumuz)

:

Email

:

Yorum

:

Yan Bloklar

Footer

yenilmem.com